Çarşamba, Ekim 12

hileli aşk... akontios ve kydippe

Her ne kadar Cenevre sözleşmesiyle savaşın, toplumsal ve ahlaki olarak aşkın bir takım kuralları konmuş olsa da; doğruluğuna ister katılalım, ister katılmayalım, ''Aşkta ve savaşta her şey mübah'' sözü zihinlerimize yerleşmiş bir kere.

Mitolojide Akontios (Acontius) ve Kydippe'nin (Cydippe) aşkının anlatıldığı efsaneyle, insanoğlunun aşkta hileyi kullanmasının epey eskiye dayandığını, üstelik hile yapmakla kalmayıp, buna tanrıları bile ortak edip, meşrulaştırdığını görmek mümkün.

Kydippe görünüşüyle etrafındakileri kendisine hayran bırakan, yeşil gözlerindeki bir bakışla gençleri aşk ateşiyle yakan, güzeller güzeli bir kızdır. Sadece güzel olsa iyi; üstelik soyludur da. Akontios gibi gençlerin, kendisine yaklaşmasını ve ümit beslemesini neredeyse imkansız hale getiren, Atinalı saygın ve köklü bir aileye mensuptur.


Günlerden bir gün; Kydippe ve ailesi, tanrıça Artemis onuruna yapılacak olan bir festival için Delos adasına giderler. Bu törenlere katılmak için çevredeki pek çok kentten gelen insanların arasında, efsanemizin yakışıklı kahramanı, Keos adasından gelen, Akontios da vardır.

kydippe
                                              Kydippe ( Paulus Bor 1620-1669)

Törenlerde altınlarla süslenmiş bukle bukle saçları, yüzüklerin ışıldadığı zarif parmakları, omuzunda göz alıcı bir şalın süslediği incecik bedeniyle kuğu gibi süzülen Kydippe'yi gören Akontios, büyülenir adeta. İlk görüşte aşk dedikleri şey, olsa olsa Akontios'un o anda başına gelen şeydir mutlaka. Tamam yakışıklı olmasına çok yakışıklıdır, iyi bir aileye de sahiptir fakat; soylulukta Kydippe'nin ailesinin yanında esamisi bile okunamaz. Güzel kızı babasından istese, kesinlikle vermez. Kara kara düşünür aşk ateşiyle yanan Akontios. İşte tam o anda bir hile düşer aklına. Yasak meyve elma girer işin içine yine. Akontios kopardığı bir elmanın üzerine kazıdığı yazıyı Kydippe'ye okutabilmek için fırsat kollamaya başlar.

Güzel kız tam tanrıça Artemis'in huzuruna çıktığında, elmayı ayaklarının dibine yuvarlayıverir Akontios. O dönemde yazıları sesli okumanın verdiği alışkanlıkla, elmanın üzerindeki yazıyı yüksek sesle okuyan kızın dudaklarından '' tanrıça şahidim olsun ki ben Akontios'la evleneceğim'' yemini dökülür. Elmayı elinden hızla fırlatır genç kız fakat, heyhat! Tanrıça bu sesli yemini çoktan duymuş, gülümseyerek güzel başını sallayarak bu andı onaylamıştır bile.

Törenler bitip herkes yaşadığı kente döndüğünde, zaman hızla akıp gitmiş, Kydippe elmada okuduğu yazıyı çoktan unutmuştur. Babasının, talipleri arasından uygun bulduğu kişiyle, evlilik hazırlıklarına girişmeye başlamıştır ama, o da ne? Tam evlilik günü yaklaştığında, genç kız hiç sebepsiz yere ateşler içinde yanmaya, düştüğü yatakta günden güne erimeye başlar. Derdine hiç bir hekimin çare bulamadığı güzel gelin adayının düğünü, iptal edilir tabi bu durumda. Düğünden vazgeçilince; Kydippe yavaş yavaş düzelip, eski haline döner. Yeni bir koca adayı, yine düğün hazırlıkları, yine bir ateşli hastalık derken, bu böyle üç kez tekrarlayıp gidince, herkes fikir yürütmeye başlar haliyle. Kimi derdinin tesadüf olduğunu söylerken, kimi de seçilen kocayı tanrıların istemediğini iddia eder.

Hekimlerin veremediği cevabı kahinlerden almak için, Delphi'deki Apollon rahiplerine baş vurulur. Rahiplerin verdiği cevap açık ve nettir: ''Kydippe tanrıçanın huzurunda Akontios isimli gençle evlenmeye ant içmiştir ve tanrıça bu yeminini yerine getirmediği için onu hasta etmektedir. Tek çare ise; sözünü tutması ve bu gençle evlenmesidir.''

Ünlü Latin şair Ovidius (M.Ö 43- M.S 17) Akontios ve Kydippe'yi, birbirlerine yazdıkları mektuplarla, şiirsel bir dille konuşturarak anlatır bu aşk hikayesini. Şöyle savunur aşk için yaptığı hileyi Akontios;

Aşk'a danışıp, Hukuk'ta kurnazlaştım.
Yaptığımın adı hile olsun, söylensin hilebaz ya da kurnaz olduğum,
sevdiğime sahip olmayı arzulamak dolandırıcılıksa eğer, varsın olsun!
İşte bak yeniden yazıp gönderiyorum yemin sözlerini!
Bu da bir başka hile, yakınmak için fırsatın var elinde.
Suçum seni sevmekse, itiraf ediyorum, suçluyum sonsuz kere,
seni daima kazanmaya uğraşacağım, dirensen de.
Başkaları zorbalıkla kaçırdı sevdikleri kızları;
bu mektup suç mu özenle yazıldı diye?

Hastalanıp yatakta ateşler içinde yattığı günlerde, yazdığı mektuplarla, tanrıça Artemis'i arkasına alıp, hileyle evlenmesine engel olduğu Kydippe'nin kalbini kazanır Akontios. Tanrıçanın gazabından kızını korumanın başka yolu olmadığını anlayan çaresiz baba, iki gencin evlenmesine karar verir.
Kydippe ile evlenip muradına eren Akontios'un dileğini şöyle dile getirir Ovidius:

Benimle evlenmeyi kabul ettiğin duyulunca
ve Delos kurbanların kanına bulanınca,
altın bir büst dikilecek KUTSAL ELMAYA,
nedeni anlatılacak şu iki satırla;
AKONTİOS BU ELMANIN HEYKELİNİ DİKİP
ÜZERİNDE YAZANLARIN GERÇEK OLDUĞUNU KANITLADI.





Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

2 yorum: