Şehirler genelde önce kurulur, sonra hikâyeleri yazılır. Tomis ise önce hikâyesi yazılmış, sonra kurulmuş şehirlerden biridir. Karadeniz kıyısındaki bu liman, daha taş surları yükselmeden önce mitolojinin sahnesine çıkmış.
Bugün
Köstence'ye baktığınızda önce denizi görürsünüz. Limanını, kıyı boyunca uzanan
yapıları ve ufukta kaybolan maviliği... Fakat bu şehrin gerçek kurucusu belki
de denizin kendisidir. Çünkü Tomis'i yüzyıllar boyunca yaşatan yalnızca limanı
değil; kıyısına taşıdığı insanlar, kültürler ve hikâyeler olmuştur.
Antik
Yunanlılar için Karadeniz yalnızca bir deniz değildi. Burası, bilinen dünyanın
bittiği yerdi. Sislerin ardında Kolhis vardı; Altın Post vardı; Amazonlar
vardı; Kafkas Dağları vardı. Ufkun ötesi bilinmeyeni temsil ettiği için hayal
güçleri de en çok burada dolaşıyordu. Belki bu yüzden Karadeniz'in kıyıları,
dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı kadar çok efsaneye ev sahipliği yaptı.
