mitolojide uyku ve rüyalardan günümüze gelenler

Uyku tanrısı Hypnos ve üç oğlu gündelik yaşantımızda sıkça kullandığımız bazı kavramlara kaynaklık ettiği gibi, tıbbi terminolojide geniş bir yer kaplar. İlaç sektöründe de kimi ilaçlarda Hypnos ve onun efsanelerinde yer tutan kişi, nesne ve bitkilerden esinlenilen isimlere rastlamak mümkün.

Uyku (Hypnos); Gece'nin (Nyks) oğlu, Ölüm'ün (Thanatos)'un  ikiz kardeşidir. Uyku ve Ölüm'ü birbirinin benzeri kabul etmiş antik çağda insanlar ve sadece kardeş değil ikiz kardeş olarak düşünmüşler ikisini. Sanatta ve efsanelerde birlikte resmedip anlatmışlar Thanatos ve Hypnos'u. Thanatos huzurlu ve iyi ölümü sembolize ettiği için; günümüzde ''Ötanazi'' kelimesi bu tanrıdan alır kökenini. Hypnos'un karısı Pasithea ise, tanrıça Hera tarafından sunulan bir ödüldür kendisine.

                                                                Hypnos

Troya'da savaş tüm hızıyla devam etmekte, tanrılar tanrısı Zeus tanrılar tarafından savaşın seyrini değiştirecek bir adaletsizlik yapılmasın diye İda Dağının (Kazdağları) doruklarında gözlerini kırpmadan bu savaşı izlemektedir. Savaşta Troyalılar üstünlüğü ele geçirmiş, Akalı askerleri önünlerine katmış kovalamaktadırlar Troya ovasında. Akalı yiğitlerin destekçisi Hera, Athena ve Poseidon, Zeus'tan korkularına müdahale edemeden izlemektedirler çaresizce.

İşte o anda kocası Zeus'un dikkatini başka yöne çekip, Akalı askerlere yardım etmek için bir fikir gelir Hera'nın aklına. Tanrıça Afrodit'e koşup başlar planını uygulamaya. Gerçeği söylemeden ustaca bir yalan uydurup Afrodit'in takınca erkeklerin aklını başından alan sihirli memeliğini ödünç ister Hera. Troyalıların yanında yer alıp onları destekleyen Afrodit, Okeanos ve Thetys'in kötü giden evliliğini kurtarmak için Thetys'e vereceği yalanına inanıp sihirli memeliği uzatır Hera'ya.

Memeliği kuşanan Hera en güzel giysileri giyinip, tanrısal kokuları sürünerek Zeus'un yanına gitmek için koyulur yola... Planının geri kalanını uygulamak için önce Uyku tanrısı Hypnos'a uğrar düzenbaz tanrıça. Hypnos'a kocasıyla sevişmesinin ardından Zeus'a tatlı bir uyku verip onu uyutması karşılığında altın tahtını teklif eder. Uyku tanrısı reddeder bu teklifi... Taht kıymetlidir fakat Zeus'un gazabını göze alacak kadar da değil elbette... Öyle kolay değildir baş tanrı istemeden onu rızası dışında uyutmak... Böyle bir şeye cesaret edince sonuçlarına katlanmak...

İstediğini yaptırmayı kafasına koyan Hera, bu kez başka bir teklifte bulunur uyku tanrısına. Ne zamandır üç güzeller diye bilinen zerafet tanrıçalarından birinde; Pasithea'da gözü olduğunu bilmektedir Hypnos'un kurnaz tanrıça. Kendisine yardım etmesi karşılığında Pasithea ile birliktelik vadeder uyku tanrısına. Eeee aşk bu; Pasithea'yı duyunca açılıverir Hypnos'un uykunun mahmurluğunu taşıyan gözleri. Ne Zeus korkusu kalır, ne baş tanrının öfkeyle kendisine keseceği cezanın endişesi.

Her ne kadar söz verse de kaypaktır tanrılar. Bir elini toprağa diğerini yeminlerin teminatı Styks nehri üzerine koyup ant içmesini ister tanrıçadan Hypnos. Böylece Pasithea'yı kendisine vereceğine dair en büyük yeminini yapar Hera. Hypnos kuş şekline dönüşüp Zeus'un yakınlarında bir çam ağacının dallarına tüneyerek, beklemeye başlar sırasının gelmesini.

                                                           Zeus ve Hera

Hera İda'nın doruklarında savaşı izleyen Zeus'u bulur ve işveli adımlarla yaklaşır kocasına. Sihirli memeliğin ve Hera'nın etrafa yaydığı mis kokuların etkisiyle, karısını gören tanrının ateşli bir aşk düşer yüreğine. Evlilik gecelerinde bile bu kadar güzel görünmemiştir Hera ona. Hemen oracıkta birlikte olmak ister işveli karısıyla. Amacı bu değilmiş gibi nazlanır entrikacı tanrıça kocasına. Tanrısal odaları ve yatakları varken nasıl birlikte olabilirler böyle ulu orta? Zeus yemyeşil çimlerden bir halı serer altına. Sonra altın bir bulutla çevreler masmavi gökyüzünü.

Hera'nın aşk oyunlarıyla yorduğu Zeus'un yanına, saklandığı ağaçtan süzülerek yaklaşır Hypnos. Zeus'un gözlerini karşı konulması imkansız tatlı bir ağırlık kaplar. Göz kapaklarındaki ağırlığa daha fazla direnemeyen baş tanrı, yavaş yavaş teslim olur bedenini saran uykunun ağırlığına.

Uyku ve Aşk'ın yola getirdiği Zeus mışıl mışıl uyurken,  Hypnos'dan tanrı Poseidon'a Zeus'un uyuduğunu, gidip Akalı askerlere yardım etmesini söylemesini ister Hera. Haberi duyan Poseidon yetişir Akalara... Cana ve gayrete gelir yenilmek üzere olan ordu. Toz duman olur ortalık. Zeus gözlerini açtığında; Hektor kanlar içinde yerde yatmakta, Troya'nın talihsiz yenilgisi yaklaşmaktadır.

Rivayet odur ki, Hera'nın Zeus'un başını döndürdüğü İda'nın doruklarındaki o yer; günümüzde Kazdağlarında Adatepe köyü yakınlarındaki Zeus Sunağı'nın olduğu yerdir. Zeus Sunağındaki muazzam manzara zaten bir insanın başını döndürmeye yeterlidir. Gidip Ege'yi buradan izleyenler, eminim buna hak vereceklerdir... Görmeyenler içinse büyük bir kayıp demekten başka elden ne gelir?

                                                              Morpheus

Hypnos (uyku) ve karısı Pasithea (gevşeme, rahatlama) Oneiroi (Rüyalar) olarak anılan üç çocuk sahibi olurlar. Rüya tanrısı Morpheus, insanların gördüğü kötü rüyaların sorumlusu kabus tanrısı İkelos olarak da anılan Phobetor ve gerçek üstü rüyaların sorumlusu Phantanos.

Hypnos ve ailesinin yaşadığı yer sessizlik içinde bir mağara olarak tarif edilir genelde. Mağaranın önünde başta haşhaş olmak üzere uyuşturan ve keyif veren bitkiler yer alır. Uyku tanrısı elinde haşhaş çiçeği ya da ters meşale ile resmedilir antik çağda. Hypnos'un kutsal bitkisi haşhaşın uyku verme ve ağrıları gidermedeki etkisinin çok eski çağlardan itibaren insanlar tarafından bilindiği Hipokrat'tan İbni Sina'ya pek çok hekimin tedavide haşhaştan faydalandığı bir gerçek.

Yakınından ise Lethe ırmağının sularının sesi gelir derinden. Lethe, yer altında akan cehennemin beş ırmağından biri ve unutuşun nehridir. Kaba dolmayan suyundan içenlere gevşeklik verip; acıları, anıları ve geçmişi unutturur. Tıpta, yaşam işlevlerinin aşırı zayıfladığı, doğal olmayan, çok derin ve sürekli patalojik uyku durumunu anlatan nörolojik rahatsızlığa verilen ''Letarji'' ismi Lethe'den alır adını.

Psikoterapide Bilinçaltına itilmiş sıkıntı ve sorunların giderilmesi için,  kişilerin davranışlarını kontrol edilebilecek şekilde derin bir uyku haline sokulmasına Hypnos'dan esinlenerek ''Hipnoz'' denmekte. Latinceye ''Somnus'' olarak geçer uyku tanrısı Hypnos. Tıp literatüründe uykuyu tanımlamak için uyku tanrısının Latincedeki ismi kullanılır günümüzde.

İsmi ''Morphe (morf) '' biçim kelimesinden türeyen Morpheus rüyaları ve şekilleri oluşturan bir tanrı. Kanatlı bir erkek olarak tasvir edilen Morpheus, rüyalarda biçim değiştirerek insan silüetinde görünür. Tanrılardan gelen ilahi mesajları, imgeler ve hikayelerle rüyalarda anlatır. Haşhaş alkaloit olarak ilk olarak 1800 yıllarının başında eczacı Friedrich Sertürner tarafından izole edildiğinde; Sertürner kendi üzerinde denediği bu maddeyi etkileri nedeniyle rüya tanrısı Morpheus'a atıfla ''Morfin'' olarak isimlendirir.

Phobetor (Fobetor) korkunç hayvanlar, dev örümcekler, fareler, yılanlar v.s oluşun korkunç rüyalardan sorumlu bir tanrı. Korkulu Rüya ya da Kabus'un isim babası..

Phantanos (Fantanos) genellikle yanıltıcı hayallerin yer aldığı iyi rüyaların sorumlusu. Cansız varlıklar ve hayali figürler oluşturan bu tanrı da günümüzde sonsuz ve sınırsız hayal anlamında kullanan ''Fantazi'' kelimesine adını verir.

Ve yüzyıllar geçse de bilimin pek çok dalı hala mitolojiden esinlenir ve beslenir...