23 Kasım 2020 Pazartesi

aşık kemiğiyle kehanet

Antik çağda özellikle koyun, keçi gibi küçük baş hayvanların aşık kemikleri oyun zarı ya  da kehanet için kullanılmışlar. Latince ''talus'' olarak adlandırılan bu kemikler Romalılar tarafından gündelik yaşantıda zar oyunlarında kullanılmaya başlayınca yeni bir anlam kazanarak oyun zarı ''tali'' olarak adlandırılmışlar.

Historia Animalium (Hayvanlar Tarihi) adlı eserinde aşık kemiklerini bilimsel olarak açıklayan Aristotales kemiğin dört yüzünü sınıflandırmış. Oyunlarda aşık kemiğinin yine aynı adlarla kullanıldığı, sadece kemiğin dört yüzünün belli sayısal değerlere karşılık geldiği anlaşılmakta. Buna göre kemiğin ''planus'' olarak adlandırılan kavisli tarafı 1 rakamına, ''supinus'' olarak adlandırılan iç bükey tarafı 3 rakamına, ''pronus'' olarak adlandırılan dış bükey tarafı 4 rakamına, ''tortuosus' olarak adlandırılan sarmal ve yassı tarafı ise 6 rakamına karşılık gelmekte. 

göl

 

göl şiiri











Huzurlu bir gölle
hüzünlü sazlıkların
bitişe yaklaşan
aşkıydı işte sonbahar...
Gölgesi göle düşen
tülden bir çiçek
gölün ışıltılı sularına
rüzgarda türküler
söylemeyecek
ve artık yansıması
sularda titremeyecek...
Açılınca çevresini saran
sazdan kollar,
üşüyecek
korunaksız kalan sular
ve içinde büyüttüğü
sazlıkların köküyle göl;
sessizliğe bürünecek...
Son demini yaşarken sazlıklar
kırılgan dallarına vururken
güneşin yolladığı ışıklar
son bir türkü için
hafifçe esti rüzgar
yayıldı gölün üzerine fısıltılar;
şimdilik gidiyorum
bekle beni önümüzdeki bahar,
yeni sürgünler vereceğim
filizlenerek döneceğim tekrar.
N.DENİZ

9 Kasım 2020 Pazartesi

umay ana... çocukların koruyucusu may ana'ya

 Türk mitolojisinde Umay; ana tanrıça, iyilik tanrıçası ve hayat tanrıçası olarak kabul edilir. Adı Orhun Yazıtlarında da geçen Umay gümüş uzun saçlı, başında üç boynuzlu taç olan ay şeklinde tasvir edilmiş. Türk boylarında Umay, May, Od Ana gibi isimlerle anılan Umay Ana bebeklerin ve çocukların da koruyucusu.

Şamanlar Umay Ana'ya seslenirken ya da çağırırken May Ana ya da Od Ana olarak seslenirler.

 Altaylar'daki Türklerden Teleutlar'da (Televütler) May Ana'nın iki kayın ağacıyla birlikte ay ışığı şeklinde yere indiğine inanılır.