Salı, Ocak 13

celsus..kitapsever erkeklerin kütüphanesi

Kim demiş erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer diye? Bu sözü çürütecek bir kent  var tarihte. Antik Çağın ve on iki İyon kentinin en gözde kentlerinden biri olan ; Efes (Ephessos) ve bu kentin en gözde yapılandan biri olan Celsus Kütüphanesi

Bu Kütüphane  aslında ölen bir kişinin mezarı üzerine yaptırılmış bir Kahramanlık Anıtı'dır. (Heroon) Aslen Sardes'li olan Celsus, Roma İmparatorluğu tarafından Efes'e vali olarak atanır ve ölümünden sonra kütüphanenin olduğu alana gömülerek üzerine oğlu Aquila tarafından bir anıt mezar (Heroon ) inşa ettirilir.


Antik çağda bir vatandaşın kahraman olarak onurlandırılarak kent içine gömülüp, adına anıt mezar yaptırılması pek karşılaşılan bir durum değil, fakat Roma döneminde, hakimiyet kurdukları kentlerde biraz da politik amaçlı olarak imparatorluk adına görev yapan saygın vatandaşlara kahramanlık unvanı verip, kent içinde gymnasium, bouleterion, stadyum ve bu şekilde kütüphane gibi yapıların içine gömülebildikleri görülüyor.
   Celsus Kütüphanesi
                                                         Celsus Kütüphanesi

Celsus Kütüphanesi Mermer cadde ile Kuretler Caddesinin kesiştiği küçük meydana, Ticaret Agorasının (Tetragonos Agorası) güney kapısının bitişiğine, güneyde bir konut binasının yıkılması sonucu kazanılan alana yapılır. Konutun kullanılmaz durumda olduğundan mı, yoksa kütüphane binası için mi yıkıldığı şüpheli. İyi olan tarafı ise bu alanın kütüphane binası için kullanılmış olması. Konumu itibariyle tam AVM yapılacak yer olmasına rağmen kütüphane yapılmış olması ilginç tabi ki. Lakin 1900 yıl önce kentlerde sosyal ve kültürel yapılara verilen önemin, günümüzde AVM'lere verilmesi o dönemdeki yaşamın medeniyetten uzak (!) , yöneticilerinin ise vizyon eksikliğinden (!) kaynaklanıyor olması gerek herhalde.

Gerek Kütüphane içinde bulunan lahit üzerinde, gerekse duvarlarında yer alan , yapının adına yaptırılan kişi ve kimin ne şekilde yaptırdığının anlatıldığı yazıtlar nedeniyle Celsus Kütüphanesi hakkında yoruma gerek duyulmayacak kadar net bilgiye ulaşılmakta. Lahit üzerinde Celsus'un aslen Sardes'li olduğu, Roma kamu kuruluşlarında memurluk yaptıktan sonra 92 yılında konsül, 106 yılında ise prokonsül (vali) olduğu tüm detaylarıyla anlatılmakta.

Ortadaki giriş kapısının yanında ise, yapının konsül olan oğul Aquila tarafından,prokonsül babası Celsus adına tüm masraflarının karşılanarak inşaatının yaptırıldığı, kitaplarının alınması ve korunması için 25.000 dinar bağışta bulunduğu, sonraki mirasçılarından Ariston tarafından bu parayla tamamlandığı yazmakta.

İnşası, M.S 136 yılında tamamlanan Celsius Kütüphanesi 9 basamakla çıkılan bir podyum üzerine, 21 metre genişlik, 16 metre yükseklikte yapılmış. Dışarıdan iki katlı görünen ön cephede her katta sekiz sütun kullanılmış,

Alttaki sütunların arasına Celsus'un niteliklerini ortaya koyan heykeller yerleştirilmiş. Soldaki heykel Bilgelik (Sophia), ikincisi Erdem (Arete), üçüncü muhakeme (Ennoia) dördüncü sıradaki ise deneyimi (Episteme) betimler. Pek çok tarihi eserimizin başına gelen bu eserlerinde başına gelmiş ve heykellerin orijinalleri 1910 yılında Viyana'ya götürülmüş. Heykellerin aslı Viyana Ephesos Müzesinde sergilenirken, biz kopyalarıyla idare etmek durumundayız.

Üst kat sütunlarının arasında da bronz heykellerin olduğu düşünülmekte ama ele geçen bir buluntu yok. Alt kat sütunlarının gerisinde üç kapı ile kütüphane içine giriliyor. Ortadaki kapısı daha yüksek ve geniş yapılmış. İkinci katta sütunların arasına yapılan pencerelerle alt katın kapılarına uyum sağlanmış.

Celsus Kütüphanesi, dış cephe mimarisiyle Roma Dönemi  mimari özelliklerini yansıtır. Klasik Dönem eserlerindeki uyum, kusursuz oran ve sadelik, Helenistik Dönemde öne çıkan hareketli figürler ve estetik Roma Dönemi eserlerinde yüksek bir podyuma oturtulmuş, abartılı ön cephelerle kendini belli eder. Celsus Kütüphanesi ön cephesinde de bu abartı gözlenmekte.

Kütüphanenin içine girince orta kapının karşısında yer alan apsidal niş içinde Celsus'a ait olması gereken bir heykelin var olduğu düşünülmekte. Üç kat olarak yapılan iç cephede duvarlara kitapların muhafaza edildiği dikdörtgen şekilli nişler yapılmış. Kitapları nemden korumak için araya boşluk bırakılarak kütüphanenin etrafına ikinci bir duvar örülmüş. Nişlerin içinde bölmelerde yer alan kitaplara erişimi sağlayan, üç katın etrafını dolaşan galeriler inşa edilmiş.

M.S 262 yılında geçirdiği depremde çıkan yangında kütüphanenin okuma salonu zarar görünce, burası tamir edilmez ve girişteki basamakların olduğu yere Part Anıtı (Roma-Pers Savaşları) kabartmalarının olduğu levhalarla su havuzu yapılıp, Celsus Kütüphanesinin cephesi bu havuzun arka cephesi olarak kullanılır. İmparator Lucius  Verus'a ithaf edilmiş bir sunağa ait olan ve buradaki su havuzunda kullanılan üzerinde kabartmalar olan levhaların 40 metre uzunluğundaki frizi Viyana Ephesos Müzesin'de, bazı parçaları ise Selçuk'ta Efes Müzesinde sergilenmekte.

1978 yılında restorasyonu bitirilerek yeniden ayağa kaldırılan Celsus Kütüphanesinin sütunlarının altına kurşun plakalar yerleştirilerek 9 şiddetinde depreme dayanabilmesi için 50 santimetrelik bir esneme payı kazandırılmış.

Kütüphanenin batısında, Efes'in en büyük ve en önemli ticari merkezi olan Ticaret Agorası yer alır. Agoranın üç geçişli üzeri tonozlu ve kasetlerle kaplı Güney Kapısı üzerindeki yazıtlarda, agorada uyulması gereken kurallar ve fiyat listeleri var. Agoranın içinde üç tarafında sıralanmış sundurmalı dükkanlarda,besin maddeleri ve her türlü el sanatı eşyalar satılmaktaydı. M.S 2,-3.yy'larda Efes'in nüfusunun 200 000 ile 300 000 arası olduğu ve  kentin ticaret merkezi olarak kabul edildiği düşünülürse bu agoradaki ticari hayatın hareketliliği daha kolay anlaşılır sanırım.

   Celsus Kütüphanesi
                              Celsus Kütüphanesi,Ticaret Agorası Güney Kapısı,Aşk Evi

Üstteki resimde görülen meydan bilgi, para ve aşk üçgeninin ortasında yer alıyor. Agora ve kütüphane tamam ama aşk nerede diyeceksiniz değil mi?

Kütüphanede yürütülen kazılarda arkeologlar bir tünel girişi bulurlar. Bir labirent şeklinde ilerleyip caddenin altından geçen bu tünelin nereye açıldığını anlamak için ilerlediklerinde kendilerini nerede bulmuş olabilirler dersiniz? Caddenin diğer tarafında, Celsus Kütüphanesinin tam karşısında bulunan aşk evinde tabi ki:)

Mermer Cadde ve Kuretler Caddesinin kesiştiği noktanın bir tarafında Celsus Kütüphanesi, tam karşısında ise iki caddenin köşesinde yer alan ve bir kapısı Kuretler Caddesine, diğer kapısı liman istikametinden geleceklerin kullanacağı Mermer Caddeye açılan Aşk Evi olarak adlandırılan bir konut mevcut.

Köşede yer alan bu iki katlı konutun sütunlarla çevrili avlusunun etrafında odalar sıralanmış.Üst kat odalarında evin çalışan bayanlarının kaldığı, alt katta ise gelen erkek misafirlerin ağırlandığı düşünülür. Aşk Evi M.S I.ve 3.yy'lar arasında ticaret amaçla gelen tüccarlara hizmet vermiş. Limandan gelen müşterilerine yol göstermek amacıyla tarihin ilk resimli yol ve reklam tabelası kabul edilen işaret levhası da bu yapı için kullanılmı. Bu resimli reklam tabelası, Mermer Cadde'de bulunan bir mermer üzerinde bir sol ayak resmi, bir tarafında kadın, diğer tarafında noktalarla yapılmış bir kalp resminden oluşur.
   Celsus Kütüphanesi
                                               aşk evinin reklam ve yol panosu

Efesli erkekler agorada ticari işlerini yapıp kazandıkları paraları ceplerine koyup politika, felsefe ve günlük işlerle ilgili sohbetleriyle günü tamamladıktan sonra, güney kapısından çıkıp ilim irfan ve bilgiye ulaşmak için bitişikteki kütüphaneye geçiyorlardı. Kütüphaneden de eve gidiyorlardı diyeceğiz ama hangi ev olduğu meçhul tabi.

Dönemi içinde Efesli erkekler, çok kitap okumalarıyla ün yapmışlar. Efesli  erkeklere bu şöhreti kazandıran sebebi insan düşünmeden edemiyor. İçinde 14 000 civarında kitap barındıran bu kütüphaneye ve kitaplara olan rağbetin tek sebebi okuma ve öğrenme aşkı mıydı tartışılabilir.Erkeklerin kalbine giden yol midesinden geçebilir belki ama Efesli erkeklerin kalbine giden yolun midesinden değil, kütüphaneden geçtiği kesin:))








Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

1 yorum:

  1. Parayı toprağa mı gömeceğiz,yaşamanın farkına varalım demişler.Önce bir kaç tatlı söz öğrenmişler.Sonra uygulamalı bölüme uğramışlar.

    YanıtlaSil