Karpatlar'ın güneydoğu eteklerinde, Doğu ile Batı'nın birbirine kavuştuğu eski ticaret yollarının kesiştiği noktada yer alan Brașov'a baktığınızda ilk dikkatinizi çeken şey surları, kuleleri ya da renkli evleri olabilir. Oysa bu şehrin gerçek mimarı taş ustaları değildir.
Birlikte
üretmeyi bilen insanlardır. Çünkü bu şehir, tek bir insanın hayaliyle değil;
birbirine ihtiyaç duyan insanların ortak emeğiyle yükselmiştir.
Büyük
şehirler çoğu zaman bereketli ovalarda doğar, Brașov ise dağların arasında
doğmuştur.
Çünkü bazen
bir şehri var eden şey verimli topraklar değil, yolların birbirine kavuştuğu
bir kavşaktır. Karpat geçitlerinden inen kervanlar... Balkanlardan gelen
tüccarlar... Transilvanya'dan çıkan zanaatkârlar... Eflak ve Boğdan'dan gelen
yolcular... Yüzyıllar boyunca aynı meydanda karşılaştılar.
Önce pazar
kuruldu. Sonra evler yükseldi. Kiliseler yapıldı, surlar örüldü ve zamanla bu
pazar, Karpatlar'ın en önemli şehirlerinden birine dönüştü.
