çanak çömlek deyip geçmeyin

Tarihi buluntular deyince seramikler akla gelenlerin en başında yer alır. Çağları aşıp günümüze ulaşan,parçalar veya bütün halinde ele geçen seramikler basitçe çanak çömlek deyip geçemeyeceğimiz, geçmişi okumak için en önemli bilgi kaynaklarıdır.

 İlk bakışta işlenmiş ve toprağın şekil almış halinden öte bir şey ifade etmeyen bu kıymetli buluntuları, bu kadar önemli kılan şeyin ne olduğunu ve bizlere neleri anlattıklarını merak ettiniz mi hiç?



aias ve akilleus dama oynarken

İnsan; hayal ettiği duyduğu, gördüğü gerçek yaşamında karşılaştığı gerçek olayları yorumlama ve başkalarına iletme iç güdüsüne sahip olan bir canlı.Çağlar içinde bu iç güdüsünü farklı tekniklerle bir sonraki geleceğe ulaştırmış. Bunlardan en önemlilerinden birisi olan seramik, çağlar boyu insanın kalemi olma görevini üstlenmiş bir nevi.

İnsan göçebe yaşayıp avcılık ve toplayıcılıkla hayatını sürdürdüğü dönemlerde ihtiyaçlarını günlük yiyeceklerle giderir. Toprağa bağlı yerleşik düzene geçmesiyle beraber çömlekçilik ortaya çıkar.Topraktan elde ettiği yiyeceklerin fazlasının depolanıp saklanmasıyla ilk depo kapları, ocaklarda yiyeceklerin pişirilmeye başlanmasıyla da ilk mutfak eşyaları kullanılmaya başlar.
antik çağda seramik

Seramik buluntuları, eski toplumların; günlük yaşantıları, dinleri, dilleri, adet ve gelenekleri, ölü gömme törenleri, kahramanları, savaşları ve birbirleri arasındaki ilişkileri ortaya koyan ve bunları öğrenmemizi sağlayan, insanın geçmişini aydınlatmada birinci sırada yer alan buluntulardır.

Seramik eşyaların fazla uzun ömürlü olmaması, çabuk kırılıp parçalanması, kırılan eşyanın madenler gibi onarılıp yeniden kullanılamaması, sürekli yerine yenilerin yapılmasına neden olur. Seramikler her yeniden yapılışta, formları ve üzerine işlenen süslemelerin içerikleri, dönemin  sosyal ve ekonomik şartlarına göre değişikliğe uğrar.

amfora

Seramik eşyalar insanların saçları gibidir. Nasıl ki saç sürekli uzayan, kesimi ve formu yıllar için de değişiklik gösteren, zamanın moda ve sosyal akımlarını somut bir şekilde ortaya koyan bir olguysa, seramikler de böyledir.

Bir modacının önüne onar yıllık periyotları kapsayan pek çok fotoğrafı serseniz, hiç şaşmadan size bu fotoğrafta yer alan insanların hangi yıllara ait olduklarını söyleyecektir. Saç modelleri, giyim tarzları bu resimlerin tarihlerini ele verirken, aynı zamanda bu tarza neden olan olaylar ve kişiler de o dönemin tarihini oluştururlar.

anfora

Arkeolojide bir seramik; yapılışı, fırınlanışı, üzerinde yer alan bezeme özellikleri, bulunuş yeri ve biçimine göre değerlendirilir.

Seramikler elle ya da çömlekçi çarklarıyla yapılırlar. Elle yapılan seramikler, istenilen şekle uygun kalıpların çamurla kaplanıp sonrasında bu kalıbın çıkarılması şeklinde uygulanan kalıplama yöntemi, veya ince çubuklar halinde hazırlanan çamurların alta yerleştirilen bir tablanın üzerinde sepet örgüsü biçiminde kıvrılarak istenilen şekil verilip kabın tamamlanmasından sonra raspa (kazıyıcı) ve ıslak bez yardımıyla düzeltilip kabın sırlanmasıyla tamamlanan sepet örme tekniğiyle yapılmışlar.
çömlekçi çarkı
                                                                 Çömlekçi Çarkı

Çömlekçi  çarkları, yatay olarak dönen daire biçimli büyük bir tabla ile, ona hareketi aktarıcı bir mille bağlı olan küçük bir tabladan oluşan iş tezgahlarıdır. Üstte kabaca çizmeye çalıştım ama teknik resim dersinden çok zor geçmiş biri olarak ancak bu kadar oldu:))

çömlekçi çarkı

Çömlekçi çarkları, insanlık tarihinin ilk iş makinesi icatlarından biridir. İlk çömlekçi çarkı yaklaşık M.Ö 3400 lerde Uruk döneminde Mezapotamya'da kullanılmış. Daha öncelerde ise ''turnet'' denilen, bir çeşit döner tabla üzerinde el yapımı çömleklerin imal edildiği düşünülüyor. Batıda ise yaklaşık M.Ö 2400 lerde çömlekçi çarkı kullanımına geçilir.

Çamur iyi yoğrulursa pürüzsüz bir görüntü kazanılır. Fırınlandıktan sonra deve tüyü rengine dönmesi ise, içeriğinde barındırdığı fazla miktarda ki demir nedeniyledir. Seramikler açık renk ise bu toprağın içindeki demir oranın az olduğunu gösterir.

 Antik çağda ünlü ustaların yaptıkları seramiklere isimlerini yazarak imzalamaları, onların eserlerindeki form ve süslemelerden yola çıkılarak dönem özelliklerini belirleyip, diğer buluntuları bunlarla karşılaştırılarak tarihlemek konusunda uzmanlara kolaylık sağlar.














Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

4 yorum:

  1. İlgiyle ve heyecanla okudum tesekkurler bu guzel bilgi için ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim Berika..İlginizi çekmesi ne hoş.

      Sil
    2. Ikinci gorseldeki seramik hanhi uygarlığıa ait

      Sil
    3. Merve Parlak yazıdaki ikinci görsel siyah figür seramiğinin örneklerinden, yazılı ve görsel zenginlik açısından mitolojinin zengin bilgi kaynaklarından biridir. M.Ö 570 yılına tarihlenen, ''Volütlü krater'' formundaki bu seramik 1865 yılında Chiusi'de (Toscana-İtalya) bir etrüsk mezarı içinde Alessandro François tarafından bulunduğu için kratere bulan kişinin ismine istinaden Fransuva (François) Vazosu ismi verilmiş.
      66 cm yüksekliğindeki vazo üzerinde altı tane friz kuşağı içinde 270 insan ve hayvan figürü ile 121 yazıt yer alır.
      Kraterin dudak kenarında Theseus'un Minotauros Canavarı'ndan kurtardığı gençlerle birlikte Girit'ten dönüşü
      Boyunda; Kentauros'la Lapithler arasındaki savaş,arkada, Kalidon Domuz Avı ve Patroklos'un ölüm şenlikleri
      Omuzlar üzerindeki büyük frizde;Peleus ile Thetis'in düğününden dönen tanrılar
      Volütlü kulplar üzerinde, Aias'ın Akhilleus'un cesedini taşıması ve Artemis Photnia Theron (Vahşi hayvanlar egemeni Artemis)
      Vazonun alt kısmındaki frizde, Troilos'un Akhilleus tarafından kovalanması ve annesi Hera tarafından Olimpos'tan aşağı atılan Hephaistos'un Olimpos'a götürülüşü,
      Dipte ise Pigmeler'le Turna kuşlarının savaşı anlatılmış.
      Ergotimos isimli çömlekçinin yaptığı vazoyu Kleitias ressam olarak imzalamış. Yukarıda yazılan olaylarda resmettiği kişilerin her birinin ismini resimler üzerine kazımış.

      Sil