Cuma, Nisan 3

antik çağdan...bugün ne yapmalı?


Hesiodos M.Ö 700'lü yıllarda yaşamış, Anadolu'da Kyme'de  (Aliağa yakınında bir antik kent) doğup, Yunanistan'da Boiotia'da hayatına devam etmiş bir şair. Antik çağın sosyal yaşamı gündelik işleri, çiftçiliği ile ilgili bilgileri,tanrıların doğumundan görevlerine kadar isim isim yazarak çağının dini inanışlarını bizlere ulaştırmış kıymetli bir kaynak.

Ayın hangi günlerinde ne tür işler yapmalı? Erkek ve kız çocuklar hangi günlerde doğmalı? Aşkın ve ibadetin makbul olduğu günler hangileri?

Ekimin ve hasatın yapılacağı bereketin artacağı , şansın ve uğursuzluğun bize eşlik edeceği günlere Hesiodos'un anlatımıyla şöyle bir göz atmaya ne dersiniz?


'Ayrıca saygı duyman gereken günler vardır
Bilge Zeus'a göre bir, dört, yedi bu günlerdir.
Altın başaklı Apollon'u Leto ayın yedisinde doğurdu ''

Dördüncü ve sondan dördüncü (yirmi dört) günleri tanrılara ayırmalıyız.
Ayın dördüncü günü evinize bir kadın alın.
Ayın ortasında yer alan dokuzuncu günün (on dokuz) akşamı da güzeldir.
Bu konuda en iyi bilgiler kuşlardan gelecektir

İbadet ve aşk için en iyi günleri belirtirken, aşkın meyvelerini de hangi günler toplanırsa daha iyi olacağını etraflıca anlatmış Hesiodos:) Artık doğum günlerini seçmek de sizlere kalmış.

Ayın ortasında yer alan altıncı gün (on altı) ağaç dikmek için uygun değildir.
Bugün erkek çocukların doğmasında zarar yoktur.
Ama kız çocukları ne doğmalı ne de evlenmelidirler.

Ayın altıncı günü de, kızların doğmamasında yarar vardır.
fakat bu günde oğlakları ve koçları kısırlaştırmak iyidir.
Bugün doğan erkek çocuklar ise şakacı olurlar.
Yalan konuşmayı ve boş konuşmayı severler.

Uzun mevsimin yirminci günü doğan çocuk çok akıllı olur.
Onuncu gün erkek çocuk doğmasında yarar vardır.
Ayın ortasındaki dördüncü (on dört) günde kız çocuğu doğması iyidir.

Yine bu günde yamuk yürüyen ve eğri boynuzlu öküzlerle,
azı dişli köpeklere ve sabırlı katırlara elinizle dokunup sakinleştirin.
Sekizinci günde domuzları ve bağıran boğaları,
on ikinci günde katırları hadım edin.

günler ve işler

Selcuk erdem karikatürleri


Kim demiş planlama modern çağın ürünüdür diye? Eğer tüm işler yapılırken bu günlere uyuluyor idiyse, antik çağda insanlar bizden kat be kat planlı, programlı ve kurallı yaşıyor demektir.

'sekizinci ve dokuzuncu günler de güzeldir ama insanların işleri için.
On birinci ve on ikinci günlerse
Koyunların yünlerini kesmek ve ekinleri biçmek için güzel günlerdir.
fakat on ikinci gün on birinci günden daha iyidir.
Örümcek de günlerin uzamaya başladığı mevsimde bu günde ağını örer.
Ne yapması gerektiğini bilen karınca yemeğini bu gün toplar.
Kadın da bu gün dokumaya başlar.

Ama sakın ola ki on üçüncü gün
tohumları atmaya başlama.
Ama bu gün ağaç dikmeye uygundur.

En uğursuz günler olan beşinci günlerden uzak dur.
Ayın ortasındaki yedinci günde (on yedi) buğdayları toplayın.
Dördüncü günlerde gemiler için en uygun ağaçları ya da kalasları keselim.

Ayın dokuzuncu günü tüm sıkıntılardan kurtuluruz.
Ağaç dikmek yada doğumlar için uygun bir gündür dokuzuncu gün.
Dokuzuncu günün uğursuzluğu diye bir şey yoktur.
Çok kişi ayın yirmi dokuzunun en iyi gün olduğunu bilir.
Fıçıları açmak, öküzleri, atları ya da katırları
boyunduruğa vurmak için güzel gündür bu.
şarap rengi denize kürekçileriyle gemilerini indirmek için de elverişlidir.

Dördüncü (dört-on dört-yirmi dört) günler de çok az insan tarafından bilinir.
Bu günler fıçıları açabileceğin gibi, en kutsal günlerdir.

Ayın iki ve üçüncü günlerinin hiç anılmadığını fark edip, tatil mi acaba diye düşündüyseniz; onlar için de bir kaç satır ayırmış Hesiodos.

Sabahına iyi, akşamına kötü günler vardır.
İşte bunlar çok değerli günlerdir.
Fakat burada yaşayan insanlar için bu günlerin bir değeri yoktur.
İnsanlara yararı olmadığından, kimileri sever, kimileri sevmez.

Yarısı iyi, yarısı kötü bir günde işi şansa bırakmak istemiyor demek ki insanlar. Son bir gün kaldı ki, hepimizi çok yakından ilgilendiren:


''Hizmetçilerine ve adamlarına para vermek için en uygun gün otuzudur.''

Buyrun bakalım; otuz günlük bordro mahkumiyetimizin sorumluları burada işte. Bu ödemeler ne zamandır otuz günlük diyorsanız, işte size cevap. Yıllar içinde pek çok şey değişmiş ama, iş emeğin karşılığını paraya dönüştürmeye gelince; otuz günlük ödeme uygulaması neredeyse üç bin yıldır değişmeden günümüze ulaşmış.




'



'
Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Al 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

2 yorum:

  1. Çok serbest çağrıştı; antik çağda 'bugün ne giysem'i hayal ettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam bunu da sen yaz, eminim çok eğlenceli bir yazı olur, okuyalım:))

      Sil