17 Kasım 2018 Cumartesi

anaya ağıt


Tabiat ana her bahar;
ağaçları giydirdiği bembeyaz gelinlikle,
toprağı yemyeşil örtüsüyle kaplar;
gözlerimiz neşeli bir gülüşle baharı karşılardı..
Hep öyle olacak sanırdım...
Hep orada kalacak...

Heyhat!!!
Bu bahar..İşte bu bahar;
toprağın örtüsü başka bir yeşil,
ağaçların giydiği başka bir beyazdı.
Ne bereketli toprak var şimdi, ne verimli ağaç.
Bakışlarımızda sadece keder kaldı...





anaya özlem

Gözlerine baksam kalbim,
ellerinden karnım doyardı.
Günlerim yetip de
ayrılık vakti geldiğinde;
nazarı nazarlığım,
duası yol açıklığımdı.

Öyle bir duygulu bakardı ki;
dokunsam ağladı ağlayacaktı.
Halimden bir o anlar,
derdime bir o yanardı.
Sinesi çok odalı evim,
kolları kuş tüyü yatağımdı.

Şimdi geriye ne kaldı?
Acıdan sızlayan bir yürek;
özleye özleye, anıları 
tükenip giden bir bellek...
Silik anılardan başka 
ne kaldı? Ne kalacak?
N. DENİZ


AĞIT
Acıları tek başına çekerdin
Her derdini içerinde güderdin
Kapısı kilitsiz, penceresi kırık bir evdin
Yağmur girdi dolu girdi ses vermedin ey anam

Ahlak dedin erdem dedin ar dedin
Ana baba kardeş için dost idin
Ateşten gömlekti onca çocuk sırtında
Yandın gittin kor alevde ey anam

Yaslandığım dağdın işte yıkıldın
Yüreğime serpilecek suydun işte döküldün
Karanlıkta fenerim, hem pirim hem de rehberimdin
Tutunduğum dallarını kırıp gittin ey anam

İşte bahar bazen de böyledir Mart gelir;
çiçeği vuran dolu gibi erkenden babayı alır...
Nisan kırlardaki çiçek kokulu anayı
Mayısa da yaslarını tutmak kalır.
N.DENİZ








Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme