Bazıları
verimli ovaların ortasında.
Bazıları
ise denizin kıyısında.
Tulça
ise bunların hiçbirine benzemez.
O,
bir nehrin hayatının son sayfasında doğmuştur.
Avrupa'nın
kalbinden doğan Tuna, binlerce kilometre boyunca onlarca ülkeye hayat verir.
Önüne çıkan dağları aşar, vadileri geçer, şehirleri birbirine bağlar. Yol
boyunca sayısız ırmağı kollarına alır, büyür, olgunlaşır ve sonunda Karadeniz'e
ulaşır.
Fakat
ilginçtir...
Tuna,
denize kavuşacağı yerde acele etmez.
Sanki
uzun yolculuğunun bittiğini bilir gibi yavaşlar.
Tek
bir yatakta akmayı bırakır.
Kendini
kollara ayırır.
Toprağın
içine usulca yayılır.
Sazlıklara
dönüşür.
Göletlere
dönüşür.
Adalara
dönüşür.
Binlerce
yıldır taşıdığı toprağı son kez usulca bırakır.
Ve
işte tam o anda...
Bir nehir olmaktan vazgeçip deniz olmaya karar verir.