Salı, Temmuz 14

tarihte ne değişti?

Pers kralı Kserkses M.Ö 480 yılında Salamis deniz savaşında Hellenler tarafından yenilgiye uğratılınca, fethettiği Yunan topraklarını komutanı Mardonios'un idaresine bırakarak geri çekilir.

Mardonios idaresindeki Pers ordusunu Hellas'tan tamamen atabilmek için, içinde Atina, Sparta, Megara, Korint'in de yer aldığı bir grup kent devleti birleşerek, tarihçi Herodot'un ifadesine göre yaklaşık yüz on bin kişilik bir ordu oluştururlar.



pers-yunan savaşları
                                                   Pers-Yunan Savaşları

Thebai kentinde kamp kuran Pers ordusuna, Thebai'li Attaginos Pers kumandan Mardonios ve ordunun ileri gelenlerinden elli kişiye büyük bir şölen verir. Şölene Yunanlılar da katılır. Yunanlılar ve Persler ayrı masalarda oturtulmak yerine bir Pers bir Yunanlı şeklinde oturtulur.

Yemeğin sonunda yemekler yenilip içkiler içilmeye başlayınca, bir Pers, yanındaki Yunanlı Thersandros'a nereli olduğunu sorar. O da Orkhomenos'lu (Antik Yunanistan'da bir kent) olduğunu söyler. Bunun üzerine Pers ağlayarak şöyle der:

''Madem ki masa arkadaşıyız ve birlikte içki içiyoruz, sana ileri görüşlü olduğumun örneğini vermek isterim. Senin de haberin olsun ve çıkarlarına uygun tedbirleri alasın. Şölene onur veren bu Persleri ve ırmak yakınındaki kampta bıraktığımız orduyu görüyor musun? Az zaman sonra bu adamların pek azının hayatta kaldığını işiteceksin.''

Bu sözler üzerine şaşıran Thersandros Pers'e sorar: ''Ama bunu Mardonios ve öbür yüksek görevlilere söylemek gerekmez mi?'' Bu soruya aldığı karşılık şudur:

''Yabancı, tanrının yazdığını insan değiştiremez. İnanmaya değer sözler söyleyebilirsiniz, kimse size inanmaz. Bu sana söylediklerimi Persler arasında bilen çoktur, ama gene de zorunluluk bizi zincir gibi bağlamıştır, tutulan yolda yuvarlanıyoruz. Acıların en kötüsü insanın böyle bir sona bile bile gitmesi, elinden bir şey gelmemesidir.''

Pers görevlisinin söyledikleri gerçekleşir ve M.Ö 27 ağustos 479 tarihinde Platea savaşında Persler, Spartalı General Pausanias önderliğindeki Yunan kent devletlerinin birleşerek oluşturduğu ordu önünde yenilgiye uğrarlar. Pers komutan Mardonios dahil olmak üzere çok ağır kayıplar vererek geri çekilirler. Sağ kalan 45 bin kişilik bir grup, Bizans'a ve oradan da iç kesimlere doğru kaçarlar.

Pausanias Pers kralı Kserkses'in Yunanistan'dan kaçarken komutanı Mardonios'a bıraktığı ağırlıklara, Mardonios'un peşinde sürüklediği bunca şeye, altın ve gümüş takımlara parlak renkli duvar örtülerine bakar bakar ve Pers ekmekçilerine ve aşçılarına, kendisine Mardonios'a hazırladıkları gibi bir sofra hazırlamalarını emreder.

Hizmetkarlar emri yerine getirirler ve Pausanias, altın ve gümüşlerle bezeli sofra yataklarını, yastıklarını, gene altın ve gümüş kakmalı sofra takımlarını, masaları seyreder; önüne serilen nefis yemeklere şaşakalır ve kendi hizmetçilerine de bir de Sparta sofrası hazırlamalarını emreder. İki sofra arasındaki fark çok büyüktür. O zaman Pausanias gülmeye başlar. Savaşa katılan diğer kent devletlerinin generallerini çağırtır ve hepsi toplanınca parmağıyla masaların ikisini de ayrı ayrı gösterir ve şöyle der:

''Yunanlı yurttaşlar, sizi buraya her gün böyle yemekler yiyebildikleri halde bizim zavallı yavan aşımıza göz dikip buralara kadar gelen Perslerin budalalıklarını göstermek için topladım''

Bu sözlerle Perslerle alay eden komutanın sonu nasıl mı olur? Kazandığı bu zaferin ardından Yunanistan ve Trakya'yı,  Çanakkale Boğazının etrafını Perslerden temizler ve Bizans'ın idaresini yedi yıl elinde tutar.

Bu süre boyunca acımasız bir tiran gibi davranan Pausanias'ın bu tutumu, Batı Anadolu kent devletlerini rahatsız eder ve sık sık Sparta'ya şikayetlerini dile getirirler. Bir kısmı Sparta'dan kopup Atina'ya yaklaşır.

Kazandığı zaferin sarhoşluğu onu kibir ve şatafat içinde yaşamaya, bir süre sonra alay ettiği Persler gibi giyinip onlar gibi davranmaya, ve nihayetinde Perslerle işbirliği yaparak ihanete sürükler. Pers kralına yazdığı iki mektubunun ortaya çıkmasıyla ihanetten ölüm cezasına çarptırılır. Kaçıp sığındığı Athena tapınağının etrafı çevrilince açlık ve susuzluktan ölür.

spartalı komutan pausanias
                                                Spartalı Komutan Pausanias

Otorite, güç, hırs ve zenginliğin bulaşıcı bir hastalık gibi olduğunun, insanı ne kadar kolay yoldan ve baştan çıkarabildiğinin, insan iradesinin bunlara karşı ne derece dirençsiz olduğunun tanığı gibidir Spartalı general Pausanias.

Günümüzde de kurtarıcı gibi görülen, yıllar içinde sahip olduklarının onu ne kadar değiştirebildiği görmezden gelinerek bel bağlanmaya devam edilen insanlara, insanın değişebileceği, yoldan çıkabileceği, hatta ihanete düşebileceğinin canlı kanlı örneğidir Spartalı Pausanias.

Yıl M.Ö 479 ve bugün M.S 2015 şöyle bir baktığımızda ne değişmiş? Hiç bir şey...Hala zengin sofralarından kalkıp dünyanın öbür ucundaki fakir ülkelerin yavan ekmeğine göz diken, bu nedenle milyonlarca insanı ölüme sürükleyen ülkelerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Gelişen dünya, değişen dünya, insan hakları vs. vs. hepsi hikayeden ibaret. Ne dünya değişiyor, ne de aç gözlü insanlar ve devletler.






Creative Commons Lisansı
 
Bu eser Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

2 yorum: