Çarşamba, Ocak 11

sözleşme... bir arada yaşamayı öğrenemeyenlere gelsin

Karya günümüzde Muğla il ve ilçeleriyle, Aydın'ın güney,  Denizli'nin güneybatısını içine alan, Büyük Menderes Nehri ile Dalaman Çayı arasında kalan, batısı Ege Denizine açılan coğrafyayı kapsıyor. Karyalılar deyince akla hemen Lelegler'de geliyor. Anadolunun bu kadim iki halkı; yüzlerce, belki binlerce yıl aynı coğrafyada bir arada yaşamış, kendilerine yurt olan,  iş veren, aş veren bu toprakların; efendisi, dostu, kölesi olmuşlar.

Homeros'a göre Troya yakınlarında Pedasos isimli bir Leleg kenti vardır. Savaştan sonra buradaki halkın güneye doğru indiği ve Halikarnassos (Bodrum) çevresine yerleşip sekiz tane kent kurdukları kabul edilir. Herodot ve Strabon'da Kar ve Leleg halklarından bahsederler. Efes kentinin İyonlardan önce Karlar ve Lelegler tarafından iskan edildiğine dair iddialar da, denizcilikleriyle ünlü bu iki halkın bir arada yaşam sürdüğüne dair göstergelerden biri.


Karya sınırları içinde yer alan Latmos Dağı (Beşparmak Dağları), yamaçlarına kurulmuş kente ve eteklerine serilmiş Egenin sularıyla çevrili körfeze adını veren, bir zamanlar öfkeli lavlarını yeryüzüne püskürtürken oluşan, görünmez bir elle oraya buraya yerleştirilmiş gibi görünen kaya bloklarıyla şiir gibi bir dağ...

 Karyalıların zengin liman kenti Latmos kentinin adı, Karya'nın Helen etkisine girmesiyle Herakleia, günümüzde Kapıkırı olmuş. Latmos körfezi ise Büyük Menderesin taşıdığı alüvyonların önünü doldurmasıyla Bafa Gölüne dönüşmüş.

Etkileyici coğrafyanın büyülü havasını soluyup, Latmos'un sulara düşen  aksini izlerken keşfetti Latmoslular belki de, ay tanrıçası Selene'nin burada bir başka ışıldadığını. Latmos körfezinin sularında yıkanıp, Latmos'un yamaçlarını ışıklarıyla okşayıp dolaştığını.

latmos
                                                                Latmos

Pedasa Bodrum yakınlarında Gökçeler köyünün yanı başında Pedesos'dan gelen Lelegler tarafından kurulduğu düşünülen bir Karya kenti. Hemen yakınından akan Bitez Çayının adının da Pedasa'dan evrilerek bu ismi aldığı düşünülmekte.

M.Ö 6.yüzyılda oldukça güçlü olan kentin, Pedasa veya komşu kent halkının başına kötü bir şey geleceği zaman, şehirdeki Athena Tapınağının rahibesinin yüzünde, birdenbire sakal çıkmasıyla ünlü olduğunu ve bu olayın üç kez tekrarlandığını öğreniyoruz tarihçi Herodot'dan.

M.Ö 545 yıllarında Lidya Krallığını yıktıktan sonra Karya'ya yönelen Persler'e direnen ve onları uğraştıran tek Karya kentinin Pedasa olduğu biliniyor. Pers hakimiyetinde geçen 45 yılın ardından İyonyalılarla birlikte ayaklanan Karyalılar, Perslerle yaptıkları iki meydan savaşını kaybettikten sonra, Pedasa yolunda kurdukları tuzakla, Pers komutanı ve askerlerini kılıçtan geçirirler.

M.Ö 494 yılında Batı Anadolu Halklarının ayaklanması, Milet'te yapılan Lade Deniz Savaşında Milet'in düşmesiyle, acı bir sonla biter. Bu savaştan sonra Miletos halkı, Kızıl Deniz kıyısında günümüzdeki Buşir kentine sürülürken, bazı Karya kentlerinin halkı da, yer değişikliğine zorlanır. Bu dönemde Leleg kenti Pedasa da, Bafa ve Milas arasında Grion Dağı (Ilbıra Dağı) eteklerine taşınır ve bu yeni yerleşim yerine de Pedasa adı verilir.

1998 yılında Kapıkırı'nın yayla evlerinden birinde, yazılı bir taş blok bulur araştırmacılar. Aynı coğrafyada onlarca tanrıya, ırk ve belki de dil ayrımına bakmadan, binlerce yıl yaşayabilmiş, yeri geldiğinde topraklarını tek vücut olup korumuş kadim halkların, törelerine ve yaşamlarına da ışık tutan, bir arada barış, huzur ve dayanışma içinde yaşamalarını garanti altına alan bir sözleşme metni olan bu taş stelde, şöyle yazıyor;

Metin yaklaşık M.Ö 3-2. yüzyıllarda bir bütün halinde yazılmış, Okuma kolaylığı açısından paragraflara ayırdığım sözleşme üzerine yorum yapmak;  huzur ve birliği sağlamak yerine oy tacirliğiyle meclisi doldurup, bizleri daha da ayrıştıran, özgürleştirmek yerine korkunun pençesinde ev hapsine mahkum eden, sorunları çözümsüz, halkı çaresiz ve mutsuz kılanlara; kandan, göz yaşından, kaostan beslenenlere ise, serzenişte bulunmak, kendimizi medeniyete ulaşmış saymak yersiz....

Latmos-Pedasa Sözleşme Metni
                                                 Latmos-Pedasa Sözleşme Metni

“--- Şehir dirlik ve düzen içinde yaşasın diye görevliler kurban bayramı düzenlemeliler;

 bundan başka var olan mahalle örgütünün yanı sıra yeni mahalle örgütü oluşturulmalı ve bu Asandris adını taşımalıdır. Bu örgütlenmenin içinde kura çekme yöntemiyle hem Latmos’ta ve hem de Pİdasa’da bulunan mahalle örgütü temsilcileri ve dostluk dernekleri temsilcileri yer almalıdırlar;

fakat geri kalan Pİdasa vatandaşları kura çekme yöntemiyle olabildiğince eşit sayıda halen mevcut olan diğer mahalle örgütlerine dağıtılmalıdır. Bu şekilde paylaştırılmış olan Pİdasalılar tüm dini tapınım törenlerine katılma hakkına, dostluk derneği üyeleri olanlar dostluk haklarına, mahalle örgütleri, bunların daha önceden sahip oldukları haklara sahip olmalıdırlar;

 Pİdasa ve Latmos’lular’ın kutsal yasalar ve diğer nedenlerle hak ettikleri gelirler ortak (mal) olmalı ve ayrı bir mülk ya da gelir sahibi olmak her iki şehre de yasaklanmalıdır;

 ve her iki şehrin şimdiye dek Dios ayına kadar mevcut olan borçlarını kendileri ödemeliler;

ve Latmoslular Pİdasalılar’a bir yıl yetecek kadar konut ve ahır tahsis etmeliler;

ve aralarında evlenme yoluyla akrabalık tesis etmeleri için, hiçbir Latmoslu bir başka Latmoslu’ya kızını verememeli veya ( bir Latmos’ludan) kız almamalı ve hiç bir Pİdasalı bir Pİdasalı’ya da kız vermemeli veya almamalı, altı yıl süreyle Latmoslu Pİdasalı’ya ve Pİdasalı Latmoslu’ya kız verip almalı;

ve tüm yönetim kurumları Pedasa ve Latmoslular’dan oluşturulmalı;

ve Pİdasalılar’a belediye arazisi dahilinde istedikleri yerde konutlar inşa etmelerine;

ve Pİdasalılar arasından Latmoslular’ın önereceği 100 yetişkin erkek ve Latmoslular’dan Pİdasalılar’ın önereceği 200 yetişkin erkek, bir boğa ve bir erkek domuz üzerine agora’da bu halk meclisi kararına ve bu devletsel oluşuma sadık kalacaklarına dair yemin etmelidirler;

ve bu karar taş- tan steller üzerine yazılıp bunlardan biri Zeus Labraundos (kutsal alanına) ve biri de Latmos’daki Athena kutsal alınına yollanmalı ve adanmalı;

ve Aropos döneminde görevlendirilmiş olan memurlar bu hususun gerçekleştirilmesini sağlamalıdırlar.

Latmoslular’ın etmesi gereken yemin: “Zeus Ge Helios Poseidon Athena Areia ve koç koruyan (= Artemis) (ve diğer tanrılar üzerine) yemin ediyorum ki; --- Pİdasalılar’la birlikte vatandaş olarak yaşayacağım---”




Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder