İşte Aşk Budur !

Madem bugün sevgililer ve aşkın günü; tarih içinde gezen bu sitede, tarihin başlangıcına gitmek istedim ben de. Tarih aşkla başladı. Adem ve Havva'ya yasak meyveyi yediren aşktı belki kim bilir.

Cennetten kovulmak özgür iradelerini kullanmaya başlamanın ilk adımıydı insanların. Belki de  bu adımı atacak cesareti veren aşktı birbirlerine hissettikleri. Sebep ne olursa olsun, insanlık tarihi nasıl ki Adem ve Havva ile başladı, aşk da onlarla yaşıt olarak süre geldi.


adem ve havva
                                              Michelangelo'dan Adem ve Havva

Duyduğumuz ve okuduğumuz aşklar hep imkansızı sevmek ve ona kavuşmak için harcanan bir çabanın öyküsü. Aşk için illa bir sınavdan mı geçmeli insanlar acaba? Aşkın büyüklük veya ölümsüzlüğünün ölçüsü imkansızı başarmak mıdır? Kerem Aslı'ya kavuşsa, Ferhat Şirin'e ulaşsa aşkları dillere destan bir aşk olur muydu? Ya da aşkları böyle asırlarca dilden dile dolaşacak üne kavuşur muydu?
Aşk kavuşmaya çalışma çabası mıdır?
                                           Aşk Kavuşmaya Çalışma Çabası mıdır?

Ümmügül ile Mehmet'in yirmi gün ya da yirmi ay değil, yirmi yıllık aşkıyla boy ölçüşebilir miydi? Kaç ölümsüz aşk duydunuz birbirini bulduktan sonra başlayan? Bize anlatılan aşklar genellikle ayrılıktan yola çıkıp buluşmaya çalışmanın hikayesi. Kaç aşk var, bir arada sürdürülen yaşam içinde  artan?

Bir yok ediş, yok oluş öyküsü aşk insanlar arasında adeta. Olması gerekenin aksine ölümle bir anılır hale gelmiş. Aşk dediğin; iki el yan yana gelince nasıl ses verirse, iki kalp üst üste gelince de birbirini tüketmeden, Kerem ile Aslı gibi yakıp yok etmeden,uzatmalı insanın ömrünü. Canına can,yaşına yaş katmalı.

aşk
                                            Aşk  bütünü tamamlayabilmektir

 Ümmügül yemyeşil gözleri ışıl ışıl bakan bir kadın. Bakmayın bakan dediğime, gözlerindeki ışıltı içindeki yaşama sevincinin ve aşkın ışıltısı, yoksa bakışları sadece karanlığı görüyor. Ben, görmeyen gözleri bir kenara bırakın, gören gözlerde bile bu ışığı çok az gördüm hayatımda.
Mehmet'in yüzünde her daim sevecen bir gülümseme..Arada kaygılı bakışları var ama, o bakışlar kadınına dönünce sevgi dolu bir kalple sarıyor adeta Ümmügül'ü.

 Ümmügül ve Mehmet'in evlilik öyküsü hiçbir olağanüstülüğü olmayan, çoğu insan gibi sıradan başlayan bir hikaye. Tanışıp, anlaşıp aile kurmak için bir araya gelmenin öyküsü başlangıçta. Aşkın sınavı Ümmügül'ün ilk bebeklerine hamile kalmasıyla başlar asıl. Hamileliğinin başlarında yolunda gitmeyen bir şeyler olur bedeninde. Yapılan incelemelerde MS tanısı konur Ümmügül'e.

İlerleyen yıllarda her MS atağı bedeninden bir bölümünün işlevini kaybettirir. Önce beyindeki görme merkezini tutar ilk ataklarla oluşan plaklar. Yıllar içinde görmesi azalır ama Mehmet gözleri olur Ümmügül'ün.

Ardından ayaklarda başlar hissizlik. Yıllar içinde ayakları yerden kesilir Ümmügül'ün. Mehmet hem gözü hem hareket kabiliyetidir artık sevdiği kadının.Yıllar geçer, hem çocuklarını büyütür Mehmet, hem yılmadan düzenli aralıklarla tedavisine devam ettirir artık tamamen kendisine bağımlı, bakımına muhtaç hale gelen kadınının.

aşk
                                      Gerektiğinde onu geleceğe taşıyabilmektir

Son gelen ataklar kötü vurur Ümmügül'ü. Artık beynin ''nefes al '' komutunu verdiği kısmın hemen yakınını tutar plaklar ve Ümmügül nefes almayı unutuverir neredeyse. Yoğun bakıma kaldırılan Ümmügül entübe edilir. Yani ağzından akciğerlerine doğru uzatılmış bir tüple oksijen alması sağlanır. Bu yöntem bilinci kapalı hastalara uygulanırken, her şeyin farkında olan bilinci yerinde ve uyanık durumdaki Ümmügül için de yapılır. Ağzında bir tüple aylarca her şeyi duyup,hissederek hareketsiz nasıl yaşanır ? Bunu başarabilmek için insanüstü bir azim ve yaşama arzusu taşımalı bir kişi kanımca.

Mehmet her daim yoğun bakım kapısı önünde,''evde sadece nefesi yetiyordu'' sözleriyle bekler kadınının geri dönmesini. O her şeye razıdır. Yeter ki nefes alsın, yanında kalsın, yine karısının gözü ayakları olsun.

Herkesin, ölümü bugün yarın diye beklediği günlerde, aylarca süren yoğun bakımdaki yaşam mücadelesini kazanır ve hayata tekrar döner Ümmügül. Kendisi nefes alıp verme yeteneğini kaybettiği için boğazından akciğerlere uzanan bir tüp yerleştirilir. Hayatını sürdürebilmesi için sadece Mehmet'in ona yemek yedirip bakımını yapması yeterli değildir bundan böyle; düzenli olarak akciğerlerine giden tüpe de bakmalıdır Ümmügül'ün yaşaması için. Aldığı nefes bile Mehmet'in elindedir artık.

aşk
                                   Ve bir ömrü birlikte noktalayabilmektir Aşk.

Önce gözleri olur Ümmügül'ün Mehmet, sonra ayakları, şimdilerde ise nefesi. ''Sen aldığım nefessin'' mi diyorsunuz sevdiğinize? Bunu söylemeden bir kez daha düşünün derim. Çünkü böyle bir sözü söyleyebilecek bir kişi varsa yaşayan, o da Ümmügül'den başkası olamaz.

Her gün sevgi ve aşk adı altında kadınının yaşam ipliğini kesen erkek haberlerine inat, nefes nefes yaşatıyor Ümmügül'ü Mehmet. Onu bilmezden evvel sanırdım ki savaşta kahraman hep; oysa ki aşkta  da en az savaşta olduğu kadar yürekliymiş anladım Mehmet.

Kerem Aslı'sını taşımış mı yıllarca, itmiş mi tekerlekli sandalyesini önüne katıp? Ya Ferhat Şirin'in tüm vücut bakımını yapmış mı bıkmadan senelerce ? Bu gözlerim Ümmügül ve Mehmet'i gördü ya; ne Kerem ile Aslı, ne de Ferhat ile Şirin'i bilirim. Ben duyduğuma değil,gördüğüme inanırım.

Öncelikle herkese sağlıklı bir yaşam, her kadına nefes alamadan bile hayatta ve yanında kalmak isteyebileceği bir erkek, her erkeğe ise sadece nefesi bile yetecek kadar sevebileceği bir kadın diliyorum.

Sevgiyle kalın...








Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Al 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

8 yorum:

  1. Ciğedelen bir hikayeydi bu! Evet ben kavuşunca destanlaşan hiç bir aşk görmemiştim ve tam umudumu yitirdiğim bir sırada denk geldim azönce buna.. Gözlerim doldu hatta yaşlar süzülerek okudum. Umut var hala.. Hep olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umudunu yitirmemeni ve sonunda da gerçekleşmesini diliyorum.

      Sil
  2. Gözlerimden yaşlar süzüldü. O adamlar iyiki var. Yoksa aramaya ya da beklemeye niyetimiz olmayacak. Allah ikisinede sağlık versin. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi dileklerine katılıyor ve onlar adına teşekkür ediyorum bahçe perim. Eminim Mehmet'in gözlerinden Ümmügül'e de ulaşacaktır.

      Sil
  3. Yazacak o kadar çok şey var ki ne söylense az... Bu çiftin oğlu olmaktan ve ailemle gurur duyuyorum ve onları çok seviyorum. Ve hepinize çok teşekkür ederiz güzel yorumlarınız için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Mustafa kesinlikle gurur duyulmayı sonuna kadar hak eden bir anne-babaya sahipsin. Umudun hiç azalmadığı yaşamınızda, sağlık ve şifa diliyorum ailenize. Sevgiler.

      Sil
  4. yazan o kadar guzel yazmis ki ancak bu kadar dogru yazilabilir ben bu ciftle tanistim ayni odada bulundum gunlerce hayatimda gordugum en tatli cift ummugul ablamin gozleri bu kadar guzel gulebilir bu kadar buyuk ask olabilir mehmet abime benim soyledigim bi soz vardi adamin dibisin sen ogullari mustafa saygili dunya tatlisi ablasinin yakisikli kardesi sizleri cok seviyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onları bu gözlerle gören birinin düşüncelerini burada okumak çok anlamlı oldu benim için. Uğradığınız ve düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

      Sil