Pazar, Şubat 8

kardeş kavgası ve kimmerler

Kimmerler tarihe, iyi kılıç ve balta kullanan, cesur ve gözü pek savaşçılar olarak geçmiş bir millet. Yüzyıllar boyu varlığını devam ettirebildiği asıl yerleşim alanları ise karadenizin doğusu ve kuzey kıyıları. Günümüzdeki Kırım isminin kökeni Kimmerden gelmekte. Çocukluğumuzun çizgi roman kahramanı Barbar Conan Kimmeryalı bir savaşçı olarak düşünülüp çizilmiş. Savaşçı  kadınlar olan Amazonların Kimmer olduğu tartışmasız kabul gören bir gerçek.

Amazonlar Troya Savaşında, Troyalıların yanında yer alırlar. Akhilleus'un Amazon Kraliçesi Phenteselia'yı öldürmesi ve ölümünden hemen önce ona aşık olması Troya Savaşının en trajik hikayelerinden birisidir. Savaşta pek çok Aka'lıyı öldüren Phenteselia, Akhilleus tarafından yaralanır. Yere düşen kraliçenin miğferini kaldıran Akhilleus, Phenteselia'nın gözlerine bakınca ona aşık olur fakat kraliçe Akhilleus'un kollarında can verir.


amazon kraliçesi phenteselia ve akhilleus
                               Akhilleus'un kollarında ölen Phenteselia

Kimmerler M.Ö 15.yy'dan M.Ö.8.yy'a  kadar Kafkaslarda, Karadenizin kuzeyinde Kırım ve çevresinde yaşamış bir halk. Asya'dan  yakınlarına göçen İskitler'in baskısıyla, 8.yy ortalarında  kuzeyden Anadolu'ya doğru ilerleyip,714 yılında Urartu Krallığını aşıp, Anadolu'nun doğu ve iç kesimlerine, Diyarbakır, Malatya ve Kayseri'ye kadar ulaşırlar.

705 yılında Asur'u yenerler fakat İskitlerin baskısı devam edince, Anadolu'nun doğusunu bırakıp, Karadeniz kıyılarından Sinop'a, batıya ve iç kesimlere çekilip Karadeniz ve Kapadokya'da uzun süre yerleşimlerini sürdürürler.

Ankara, Eskişehir, Kütahya çevresinde yerleşmiş olan Frigya Krallığını 696 yılında yapılan savaşta yenerek, tarih sahnesinden silerler.

Batıya doğru devam eden saldırıları sonunda, 638 de Lidyaa Krallığının başkenti sardes'i ve  Kıyı Ege'de iyon kent devletlerinden Efes, Magnesia, Priene, Myus ve Lebedos'u yağmalayıp, yerleşmiş oldukları Kapadokya'ya geri dönerler.

630 yılında Asur'la yapılan savaştaki ağır mağlubiyet, güçlerini oldukça zayıflatır. M.Ö 595'te Lidya Krallığı tarafından uğratıldıkları yenilgi sonucu Kızılırmak'a kadar geri çekilip dağılırlar. Anadolu'da kalan bir kısmı  Altınoluk yakınındaki Antandros kentinde yerleşirken, diğerleri doğu ve batı yönüne doğru ikiye ayrılırlar. Bir grup Karadeniz kıyısından Kafkaslar ve Kırım'a giderken, diğer grup Trakya'dan Avrupa'ya geçip, günümüzde Macaristan ve Bulgaristan'ın olduğu alana yönelir.


M.Ö.8.yy sonları Anadolu Uygarlıkları
                                        M.Ö 8.yy sonları Anadolu Uygarlıkları


Türkler, Macarlar ve Bulgarlar Kimmerlerin kendi ataları olduğu düşüncesindeler. Kimmerlerin kökeni konusunda araştırma ve tartışmalar hala devam etmekte. Bu halkı kendi kökeni olarak gören bu üç millet'in varlığı ise araştırma ve tartışmaların daha uzun yıllar süreceğinin işareti.

Kesin olmayan bu görüşleri bir kenara bırakıp, somut gerçeğe bakacak olursak: Anadolu'da 150 yıl kadar bir süre etkisini sürdürüp daha sonra etrafa dağılmış olan bu halkın; biz bu topraklarda yaşayan insanların köklerine bir çentik atmış olması inkar edilemez.


Kimmeryalı Barbar Conan
                                        Kimmeryalı Barbar Conan

Antik çağın tarihçisi Herodot M.Ö 450 yıllarında Anadolu'yu dolaşırken Kimmerler'le ilgili duyduğu anlatılara geniş yer vermiş. Bu hikayelerden birisi oldukça ilginçtir:

Başlangıçta Asya'da yaşayan İskitler (Skyth), Sakalar'la ( Massaget) yaptıkları savaşta yenilirler ve bulundukları topraklardan, Kimmerler'in yakınına doğru göç ederler. At üzerinde, çevik savaşçılar olan İskitlerin kendilerine doğru yaklaştıklarını fark eden Kimmerler, büyük bir istila karşısında olduklarını düşünerek toplanıp kendi aralarında görüşürler.

Düşünceler ikiye bölünür, halkın eğilimi bu çapulcu alayını beklemenin çok büyük bir tehlikeye atılmak olduğu ve onlar gelmeden buradan çekip gitmenin gerektiği yönündedir. Krallar ve bir grup taraftarları ise; şimdiye kadar yurtlarının sefasını sürdüklerini ve bırakıp giderlerse başlarına türlü belanın geleceğini halkla beraber buradan kaçıp gitmektense kalıp yurtlarında savaşmaları gerektiği fikrini savunurlar.

Ne halk kralların dediğine olur der, ne de krallar halkın dediğine. Halk savaşmadan yurtlarını düşmana bırakıp gitmekte, krallar kalıp savaşarak ölmekte kararlarından vazgeçmezler. Sonunda iki grubun sayısı da denk olunca birbirleriyle savaşmaya başlarlar. Hayatta kalanların bir kazancı olmadığı gibi, canından olan kardeşleri olur kayıpları. Kimmer halkı kardeş eliyle ölenleri Tyras ırmağı kıyılarına gömer ve geride kalanlar yurtlarını bırakıp çıkarlar. (Tyras İskitçede hız anlamına gelir. Irmağın günümüzde ismi Dinyester, Ukrayna'dan doğup Karadeniz'in kuzeyine dökülür) İskitler buraya geldiğinde hiç kimse kalmamıştır artık. Herodot kendi döneminde bu mezarların hala orada olduklarını da belirtir.

Ülkemizde uzun yıllardır süren kardeş kavgası Kimmerlerin hikayesini daha bir anlamlı kılıyor.
Nereye kadar sürecek bu savaş? kardeş kardeşi daha ne kadar süre gömecek? Hangi dış güçtür, halkı birbirine düşürüp, kavgaya  neden olan ? Kardeş kardeşi toprağa gömdükten sonra, kime bırakmak bu toprakları amaç? Bir dönem Anadoluyu yurt edinmiş, Kimmerler gibi cesur bir ulustan payımıza düşen miras, onların geçmişlerindeki bu hazin olayı, bugün tekrar yaşamak mı, diye düşünmeden edemiyor insan.




Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Al 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

2 yorum:

  1. Kardeş kavgası, ne kadar da tanıdık geliyor!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşadığımız coğrafyada hiç yabancılık çekmediğimiz bir deyim maalesef değil mi?

      Sil