Pazar, Şubat 1

mistik bir geziye ne dersiniz?

Biraz sıkıntılı mı hissediyorsunuz kendinizi? Bir çıkmazın içinde veya veremediğiniz büyük kararların eşiğinde misiniz? Aklınızda cevap bulamadığınız sorular, çözümleyemediğiniz sorunlarınız mı var? Vaktinizi nerede nasıl geçirsem arayışında mısınız? Şöyle Alsancak'a ya da Kızlarağası'na gidip bir kahve içip , üzerine de bir fal baktırsam düşüncesi mi geçiyor aklınızdan? Durun ve bir kez daha düşünün.

Sizden yüzler, binlerce yıl önce yaşayanlar da bu duyguları yaşadılar, hissettiler ve düşündüler. Gelecekte kendilerini neyin beklediğini bilmek, adımlarını ona göre atmak, içinden çıkamadıkları sağlık da dahil olmak üzere pek çok sorunlarına  çözüm bulmak istediler. Size günümüz alışkanlıklarından farklı olarak, geçmişin ayak izlerini izleyeceğiniz bir seçeneğim var.
Klaros...

Antik çağda Apollon'un kehanet yeteneğini elinde tuttuğu ve sevdiği bazı insanları bu yetenekle ödüllendirip, kendisine ait kutsal alanlarda sergilemelerini sağladığı inancı yaygın. Bu özellikli yerlerin Anadolu'daki en ünlüleri Didyma ve  Klaros. Buraların ünü sadece Anadolu ile sınırlı kalmayıp, çok geniş bir coğrafyaya yayılıyor.
klaros
                                                                Apollon

Anadolu kökenli bir tanrı olan Apollon diğer tanrılardan farklı olarak, annesi Leto ve kız kardeşi Artemis ile beraber bir ailenin üyesi olarak tasvir edilmiş. Apollon kültünün ilk ortaya çıktığı alanın Likya bölgesi ve Patara olduğu düşünülür. Anadolulu bir tanrı olduğunun en büyük göstergesi, Homeros'un anlatımlarında Troya Savaşındaki tutumudur. Savaş boyunca Troyalılardan taraf olur ve bir Troyalı gibi davranır. Hektor öldüğünde, Akhilleus cesedini babasına vermeye yanaşmayınca, üzüntüsü o kadar şiddetlidir ki Olympos'daki tanrılara şöyle çıkışır.

Phoibos Apollon ölümsüzlere şöyle dedi:
Amansız tanrılar, işiniz gücünüz kötülükte,
Ölüyken bile yüreğiniz varmıyor onu kurtarmaya,
onu görmesin mi karısı, anası, çocuğu,
görmesin mi babası Priamos,Troya halkı,
alıp saygı göstermesinler mi ölüsüne,
yakmasınlar,ateş payını vermesinler mi?

Siz şu uğursuz Akilleus'u tutuyorsunuz demek.
Oysa bilmez o töresince düşünmesini,
yumuşak bir yürek taşımaz göğsünde,
azgın bir aslan gibidir tıpkı,
bir güzel doyurmak için karnını,
gelir saldırır insan kuzusuna.

Akilleus'ta sıyrıldı tıpkı onun gibi
her türlü acıma duygusundan,
insanlara saygıdan çekti kendini...
İyi bir şey mi bu, güzel bir şey mi bu?

Apollon ışıktır, ışığın doğayı aydınlatması ve karanlık kalan sırların çözümlenmesidir. Akıl yoluyla varlığı algılama ve akla dayanan yöntemlerle biçimlendirip yorumlama yeteneğidir. Taşkınlıklara yer vermeyen, durgun, aydın ve ölçülü gücü simgeler. İnsanın anlama ve kavrama yeteneğidir. Apollon sanattır, yaratıcılıktır, öngörüdür.

İnsanın sezgisel, duygusal ve manevi yönüne hitap eder daha çok. Gelecekten haber verme, tıp ve güzel sanatların tüm kolları Apollon'un yönetimi altındadır. Adının önüne eklenen sıfatlarla, Phoibos (Işık) ve Smintheus (sıçan kovucu, yani kötülükleri def eden) olarak anılır.

Hekimlik tanrısı Asklepion Apollon'un oğludur. Mitolojide,Muse'ler olarak geçen, müzik, epik şiir, lirik şiir, kutsal şiir, tarih, trajedi, komedi, dans ve astronomiyi simgeleyen dokuz ilham perisi ,kendisi de çok güzel lir çalan Apollon'un idaresi altındadır.

Tüm bu manevi yeteneklerinin yanında fiziksel güç gerektiren bir yeteneği yok mu diyeceksiniz. Elbette ki var. Denge ve dikkat gerektiren ''ok''tur silahı. Gerektiğinde lir çalmaktaki ustalığını aratmayacak yetenekte bir ok atıcıdır. Bu yeteneği Troya Savaşında da görülür zaten. Paris'in Akhilleus'a yönelen okunun, Akhilleus'un tek ölümlü noktası olan topuğuna isabet etmesi Apollon'un oku yönlendirmesi ile olur.
klaros
 Artemis,Leto,Apollon

Her tarihi alan gezilirken ruhuna uygun gezilmelidir. Eserler benzerlik gösterebilir ama bazı mekanlar vardır ki buradaki enerjinin benzerini başka yerde bulmak zordur. Klaros tarih içinde yüklendiği rol ile bu grupta yer alır. Apollon'un nitelikleri üzerinde bu kadar uzun durma nedenim; Klaros'a yapılacak olan gezinin içsel bir gezi olması gerektiği düşüncesiyledir.

Klaros, İzmir-Özdere yolu üzerinde, yaklaşık İzmir'e 50 km mesafede yer alıyor. O yol güzergahını her kullanışımda, Klaros ören yeri tabela'sını gördüğümde hep düşünürüm; bu tabela yerine ''Falcı Mopsos'un Yeri'' gibi bir işletme tabelası olsa şu an gördüğü ilginin acaba kaç katı ilgi görürdü diye.

Klaros'a gitmek için özel araç zorunluluğu duymaya gerek yok. Hem gezer hem biraz yürürüm derseniz , Özdere seferi yapan belediye otobüsleri alternatif olarak düşünülebilir. Otobüs durağından 15 dakikalık bir yürüyüşle ören yerine ulaşılabilir. Yanınıza almanız gereken tek şey ise, cevaplarını aradığınız sorularınız ve sorunlarınız:))
klaros
                                                    Klaros Apollon Kutsal Alanı

Bu gezide ilk hatırlanacak şey, antik bir kent veya yerleşim değil, sadece çözüme ve cevaplara odaklanmış insanlara hizmet verilen kutsal bir alanın gezileceğidir.

Bu alanda görülebilenler; ilk olarak, deniz tarafındaki girişinde yer alan  Propylon'dur. Grekçe ''pro'' ön,''pule'' kapı kelimelerinden türetilmiş ''ön kapı''anlamına gelen ve kutsal alanların girişinde yer alan bu yapıların, tek girişlilerine  propylon, çok girişlilerine ise propleia adı verilir. Propylon'dan sonra onursal amaçla yapılmış olan, kenti ziyaret eden ünlülerin heykelleri eşliğinde, sütunlu bir yoldan ulaşılan Apollon Tapınağı, Artemis adına yapılmış ikinci bir tapınak ve Dyonisos'a adanmış bir sunak yer alır.

Uzun yoldan gelen delegelerin ve kişilerin konaklaması amacıyla yapılmış, günümüzün oteli olarak düşünülebilecek Katagogeion, yarım daire şeklinde bir eksedra ve ülkemizde bir ilk olan mulaj müzesi gezilebilir. Aile üçlemesini bu kutsal alanda da görmek mümkün. Oturur durumdaki Apollon'un bir tarafında annesi Leto, diğer yanında kardeşi Artemis'in betimlendiği devasa heykellerinden geriye  kalanlar izlenebilecek eserler arasında.

Gezinin görsel kısmını tamamladıktan sonra alan içerisinde, hoşunuza giden oturacak bir yer bulup, kendinize en az yarım saatlik bir süre verin. Bulunduğunuz alana yüzlerce yıl boyunca gelmiş olan içlerinde Büyük İskender'in de olduğu, binlerce insanı düşünün. Her biri bir amaç için buraya uğramıştı. Bu insanların burada oluşturduğu enerjiyi hayal edin. Buradan fayda sağlamış insanların açığa çıkardığı enerji neden size de bir katkı sağlamasın? Ne kadar muazzam bir şey aslında bu.

Kahinlerin dokuz mısradan oluşan şiirsel cevapları çoğu zaman anlamsız, birbirinden tutarsız dizelerdi. Bunlara anlam katan şiirlerin muhatabı olan kişilerdi. Tıpkı günümüz falcılarının sözlerine yorum katanların asıl kendimiz olması gibi. Burada tek eksiğiniz size söylenecek, anlam kazandırabileceğiniz bir kaç söz mü? Bunu dert etmeyin. Düşünceleriniz pekala onların yerini alacaktır. Yapmanız gereken tek şey, düşüncelerinize; aklınızı savcı, kalbinizi yargıç,  hislerinizi rehber tayin etmek olacak. Kaygılarınızı, kararsızlıklarınızı, sorunlarınızı, dertlerinizi ve sorularınızı rahatça gelişigüzel dökün kalbinizin ve aklınızın huzuruna. Bırakın evrende yankı bulsun hisleriniz ve düşünceleriniz. Elbet size bir dönüşü olacaktır.

Binlerce insanın önünü görmesine, yolunu bulmasına yardımı dokunan buradaki enerji bakarsınız sizin hislerinize de yol gösterir. Hislerinize güvenin, Burada olmak size hiç bir yarar sağlamasa bile,
tarihimizi ve kültürümüzü devir aldığımız geçmişimizle,  aynı duyguları ve düşünceleri paylaşmış olmanın güzelliğini yaşatacaktır eminim.
klaros
                                                      Ahmetbeyli sahili

Kalan vaktinizde yürüyerek veya aracınızla, yaklaşık üç km uzaklıktaki Ahmetbeyli sahiline inmenizi öneririm. Sıcak yaz günlerinde serin sularıyla bedeninizi ödüllendirdiğiniz denize,  bu kez ruhunuzu ödüllendirmek için bir ziyarette bulunun. Sahilde yapacağınız küçük bir yürüyüşle ruhunuzu ve düşüncelerinizi dinlendirin. Hala çözümsüzlüklerin içinde iseniz; ayaklarınızın dibinde serilmiş yatan denize bir bakın. Bu kadar muazzam bir su kütlesinin coşkuyla kıyıları dövmek için de, dingin bir şekilde serilmek için de, uygun zamanı beklediğini düşünün. Doğmanın da ölmenin de nasıl vakti varsa, sizin de cevaplara ulaşmanızın bir vakti vardır mutlaka. Zaman her şeye çözüm üretecektir elbet. Düşüncelerinizi zamana emanet edip, kendinize sağlık dileyip yolunuza devam edin.

Yunanistan'dan sürgün edilip 13.yy'da Anadolu'ya gelen Manto isimli bir kahin'in bu kutsal alanı kurduğu ve kutsal alan içindeki suyun Manto'nun gözyaşlarıyla oluştuğu şeklinde efsaneler var.

Bu bilgileri alırken size tavsiyem, Klaros'un kuruluş hikayesinde yer alan ''Yunanistan'dan gelen bir kahinin bu kutsal alanı kurmak için görevlendirilmesi'' kısmını biraz irdelemeniz. Kökeni Anadolu olan, bu topraklarda yaşayan insanlar tarafından tanrı vasfı kazandırılmış Apollon için, neden bir göçmen bu kültü Yunanistan'dan getirip buraya kurmuş olsun? Bu kuruluş efsanesinde, özellikle son dönemlerde yaygın bir kanaat geliştiren bir grup araştırmacının düşüncelerine katılıyorum ben de. Klaros'u kurduğu anlatılan Manto isimli Yunanistan'dan göç eden kahinin olsa olsa, zaten var olan bir mekanı iyi bir işletme haline getirmiş becerikli bir kahin olabileceğine inanıyorum.

Anadolu sürekli üreten verimli bir coğrafya. Ama günümüzde de hala eksikliğimiz olarak kalan bir kusuru var. Ürettiği kültürü diğer coğrafya halkları işleyip tekrar pazarlamış yüzyıllar boyu Anadolu'ya ve maalesef bu alışkanlık hala devam etmekte..Bizlere düşen, yaşadığımız coğrafyaya ait kültürel ve tarihsel birikimlerimize sıkı sıkıya sahip çıkıp; misafir gibi önüne getirilen ikramı çekinerek kabul etmek değil, ev sahibi olmanın gururuyla bunları servis yapabilmek.

Bir başka gezide buluşmak dileğiyle..




Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Al 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.Bu yazının tüm hakları yazara aittir. Kaynak göstermeden kopyalanamaz ve alıntı yapılamaz.

12 yorum:

  1. Geçmişin ayak izleri... En sevdiğim... İflah olmaz bir nostaljik olarak mistik bir geziye hayır demem :) Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Sanatla iç içe bir insan olarak, hayır demeyeceğinize eminim Bay E.:)

    YanıtlaSil
  3. Çok sevdim. Ben Didim'i bilirdim. Kreuzus'un Darius'a karşı açacağı savaşı sorduğu ünlü yer. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim bahce perim. Evet haklısınız. Anadolu'da ünlü bilicilik merkezlerinden Didim ilk sırada yer alır.Krezus'un (Kroisos) Kiros'a açtığı savaşı danıştığı yer, Herodot'a göre Delphi Apollon Tapınağıdır.

      Sil
  4. halacığım biraz daha resim mi koysan! gidemiyoruz, bakarız en azından. :)

    YanıtlaSil
  5. Iki defa o taraftan geçip tabelasını görmeme rağmen gitmediğime üzüldüm şuanda. Başka bir sefere diyelim o zaman! Yazı için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım üçüncü geçişte rotanız Klaros'a doğru döner. Keyifli gezmeler dilerim.

      Sil
  6. Ben Apollon' u çok sevdim. :) Güzel bir gezi yazısı olmuş. İzmir' e gittiğimde uğrayacağım ve o mistik havayı hissedeceğim...Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu çok hoş olur Sahriye, çünkü; Klaros'un gördüğü ilgiden daha fazlasını hakkettiğine inananlardanım.

      Sil
  7. Didim Apollan'a gitmiştik ama Klaros'u nasıl atlamışız biz!.Notumu aldım ve bu güzel anlatıma yürekten teşekkür ettim. Yazılarını ilgi ile okuyorum. Ve son sözlerine aynen ben de katılıyorum. Bu devraldığımız zengin miras bu kadim topraklar, keşfedilmeyi ve her keşifin ardından daha da güçlü bir şekilde sahiplenilerek gururla geniş kitlelere anlatılmayı fazlasıyla hak ediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Klaros'un da bir gün; tarihin sessizliğine gömülüp, bir kenarda insanların gelip ziyaret etmesi için bekleyen pek çok ören yeriyle beraber, hak ettiği ilgiyi göreceğine olan inancımı güçlendirdiniz. Teşekkür ederim.

      Sil